Aşağıköy Kilisesi ve Salih Efendi Rivayeti
Kuşaktan kuşağa aktarılan rivayetlere göre, Aşağıköy Kilisesi bir dönem han olarak kullanılmıştır. Hanın işletmecisi, Maçka’dan gelerek İstavri’ye yerleşen Salih adında bir Türk’tür.
Anlatılanlara göre, 1750 yılı dolaylarında Salih Efendi’nin evlenme çağına gelmiş üç oğlu bulunmaktadır. Bu üç kardeş, Hristiyan bir ailenin üç kızıyla evlenmek ister. Ancak kızların babası, gençlerin Müslüman olmaları nedeniyle bu evliliklere karşı çıkar. Rivayete göre, yaşanan anlaşmazlık sırasında çıkan bir kavgada kızların babası hayatını kaybeder. Bu olaydan büyük üzüntü duyan Salih Efendi, babasız kalan üç kızın kendi oğullarıyla evlenmelerini sağlar. Evliliklerin ardından aile, han işletmeciliğini sürdürmeye devam eder.
Tarihî belgelerle henüz doğrulanmamış olan bu rivayet, İstavri’de farklı dinî topluluklar arasındaki ilişkileri ve dönemin toplumsal yaşamını yansıtması bakımından dikkat çekicidir.
Nanak (Evliya) Ziyareti ve Şifa İnancı
Köyümüzün çevre yerleşimlerle olan sosyal ve kültürel ilişkileri kapsamında, büyüklerimizden dinleyerek öğrendiğim Nanak (Evliya) ziyaretinden de söz etmek isterim. Anlatılanlara göre, 1940’lı yılların sonlarında veya 1950’li yılların başlarında köyümüzden otuzdan fazla kişi topluca Nanak’a gitmiş, gidiş ve dönüş yolculuklarını yürüyerek gerçekleştirmiştir. Bu yolculuğa annem ve ablam/ablamlar da katılmıştı.
O yıllarda Nanak’ta bulunan bir kilisenin belirli bir bölümünün şifa verici özelliğe sahip olduğuna inanılırdı. Bu kerametin kilisenin vaaz kürsüsünde (ambon) mi, yoksa kürsünün altındaki toprakta mı bulunduğu konusunda kesin bir bilgiye sahip değilim. Rumlar döneminden beri süregeldiği anlatılan bu inanışa göre, çeşitli rahatsızlıkları bulunan kişiler kilisenin söz konusu bölümünde bir süre yattıklarında şifa bulacaklarına inanırlardı. Bu nedenle Nanak, yalnızca dinî bir mekân değil, aynı zamanda halk arasında şifa arayışıyla ziyaret edilen bir yer olarak da önem taşımaktaydı.
Ben şahsen bu uygulama sonucunda şifa bulduğunu duyduğum herhangi bir kimseyi hatırlamıyorum. Bununla birlikte, büyüklerimizden dinleyerek öğrendiğim bu toplu ziyareti ve geçmişten günümüze aktarılan söz konusu inanışı, köyümüzün sosyal ve kültürel tarihinin bir parçası olarak kayda geçirmek istedim.